böyle aşkın da ızdırabına diyorum son günlerde. onlarca mail yazdım, taslak olarak duruyor orada, bir cesaret gönderilmeyi bekliyor. hepsinde farklı cümleler kullanmışım ama hep aynı şeyleri yazmışım aslında, yani cesaret edip de tek birini bile göndermem yeter benim açımdan. konu basit, tahmin edersin zaten söylemek istediklerimi. "senin yokluğunu tüm zerrelerimde hissettiğim her anda, başka insanlar almak istedim hayatıma. benim yarım kalan hayatımı başka hayatlarda bütünlemek istedim. olmadı, bunu biliyorsun çok denedim ve her seferinde yanıldım." bu cümlelerin bir işe yarayacağını bilsem, beni bütün seni kusursuz kılacağını bilsem aslında hiç durup düşünmeden, gurur denilen olguyu zerrece önemsemeden yazarım, anlatırım sana zaten biliyorsun. ama ben bu aşka olan inancımı, bize olan bütün güvenimi çoktan yitirdim sevgilim, tek yapabildiğim çaresizce Tanrı'nın bir gün bir şekilde bir yerde ikimizin de kontrolü dışında bizi yeniden kavuşturacağı günü beklemek şu aralar.bu yaptığım aslında en büyük adaletsizlik biliyorum, zaten yeterince suçluluk duygusu var üzerimde, bir de her gözümü kapattığımda kaşlarını çatıp "çok kötü şeyler yapıyorsun ufaklık" deme lütfen. öncelikle, sana cesaret bulamayıp, başka insanlarla seni unutmaya çalıştığım için en büyük haksızlıklardan birini bu aşka yapıyorum. sonrasında da, onlar ilk flört dönemi diye heves ederken, gizli gizli her hareketlerinde seni aradığım, o adamları aslında aşağıladığım için onlara hiç adil davranmıyorum farkındayım. ama hayat da hiç adil değil, aşk da hiç adil değil. kızma yine ne olur, bilirim hayattan sürekli şikayet eden insanları sevmezsin. her zaman bana elimdekilerden dolayı mutlu olmam gerektiğini söylerdin, yine sözlerin çınladı bak kulaklarımda. aslında ben ne zaman hayattan şikayet etsem senin sesini duyuyorum ya, bu yüzden şikayet etmeyi seviyorum. ama bir de şöyle düşün, ben elimde olmayan, elimi tutmayan, yanımda olmayan birinin yokluğu yüzünden şikayetçiyim. o halde bu sefer bana kızmamalısın bayım. öyle yine kaşlarını çatıp yüzünü yüzüme yaklaştırarak "kelime oyunu yapıp haklılığını ispatlama" deme lütfen haklı olduğumu sen de biliyorsun. yüzünü yüzüme yaklaştır yine ama, kızmak için değil işte.
gördüğün gibi ben son derece alışmış durumdayım aslında yokluğuna. arada seninle konuşuyorum, tamam tamam kızma diyorum kendi kendime, bazen eski günlerden yaşadıklarımızı düşünüyorum, son sahneden sonra devam ettiriyorum hayalimde, sonunu beğenmiyorsam yeniden yazıyorum falan, kendi kendime gibi görünse de son derece senin hayalinle yaşıyorum yani. bilemiyorum bunun için ne diyeceksin, bu gece soracağım sana hayalimde tüm bunları zaten. biliyorsun yeri ve zamanı, tam uyumadan önce bekleyeceğim sevgilim. biliyorsun zaten, ben her zaman senin yanındayım, ama unutma varlığımı ne olur.
0 kişi olaya son noktayı koymuş:
Yorum Gönder