19 Kasım 2011 Cumartesi

twitter hakkında birkaç şey

takip edeni takip ederim çılgınlığı haddini aşmış geçmiş durumda. twitter'daki #takipedenitakipederim hashtag'inden bahsediyorum. bu etiketi kullanan, bunun sayesinde milyonların kendisini izleyeceğine inanan birileri okuyorsa bu yazımı, buna olan inancını ve milyonlar kendisini takip etmeye başlayınca ne olmasını beklediğini yazın bana ne olur. ister yorum olarak, isterse de absolutely00@gmail.com adresinden mail olarak, yazsın ki anlayabileyim bu hashtagin gerekliliğini ve neye hizmet ettiğini.
çok takipçisi olan biri değilim, iki ileri bir geri gidiyor takipçilerim, ben de kasmıyorum. "retweet etmemi istediğiniz tweetlerinizi bana dm ile link atın" diyen retweet hesaplarına hiç dm atmadım, tweetlerimin pek çoğu retweet de almadı, ama bunu önemsemiyorum. çünkü her zaman söylerim, bir daha söylemek istiyorum "ben twitter ve blogger'ı stres atmak, deşarj olmak, hissettiğimi yazmak için kullanıyorum" hepsi bu. hal böyle olunca da, birine kızıp sövdüğüm, eski sevgilimi görünce bunalıma bağlayıp romantik isyankar stayla yazdığım, televizyonda gördüğüm bir durumla dalga geçtiğim tweetlerimin rt almaması da bana koymuyor. dedim ya, ben hissettiğimi yazıyorum, insanlar o anda onu hissetmediği için rt etmiyorsa ne yapayım, yahu neden bunun için kendimi kasayım da sen rt edersen ben de rt ederim, takip edersen takip ederim triplerine gireyim. okumaktan hoşlanmayacağım biri sırf beni takip ediyor, üstüne de saat başı #takipedenitakipederim hashtagini tweetliyor diye neden onu takip edeyim? twitter'a mahalle baskısı bu etiketle geldi gençler, azıcık popülariteyi sallamayın, özünüz olun, olma mı?
follow friday, yani, #ff etiketine gelelim. her cuma, azimle bütün takip ettiklerini, en çok ta retweet hesaplarını takip önerisi olarak gösteren arkadaşlar, yapmayın, etmeyin. tabi ki önerileriniz olacak ama, "o da bana #ff yapar, takipçi toplarım" ayağına öneriyorsunuz herkesi, aldanıyoruz, takibe alıyoruz iyidir diye, bakıyoruz olmuyor, takibe almamızla bırakmamız bir oluyor. çılgınlığa döndürmeyelim bu sevimli eylemi de, az duyarlı olarak gerçekten beğendiğimiz kişileri önerelim. bunun için kafamda bir liste var mesela, en çok keyifle okuduklarımı, en çok sevdiklerimi öneriyorum, böyle de istikrarlıyım.
illa ki retweet alayım, o zaman tweet çalayım diyen arkadaşlar, sakince bırakın o klavyeyi şimdi. bir @istiklalAkarsu, bir @fayntenks, bir @agda_bandi, bir @taci_kalkavan tweetini copy-paste yapınca güzel tweet yazmış olmuyorsunuz, çünkü bu insanları takip eden, okuyan kişiler tarzlarını biliyor ve hatta ondan çalındığını da anlıyor. sonra bir dönemin meşhur tweet hırsızı Gökhan Beter gibi rezil oluyorsunuz sosyal medya alemine, emeğe saygısızlık etmeyelim, oldu mu? çok takipçi sahibi olmak herşey demek değildir nihayetinde, önemli olan yazmak, rahatlamak, bir iki espri okuyup gülmek diyorsanız zaten bunları yapmanıza gerek de yok, anlarsınız ne demek istediğimi. ha bir de "varyasyonunu yaparım abi"ciler, onu da yapmayın, çünkü time line'da önce okuduğum tweetin birkaç dakika sonra bir benzerini okuduğum vakit vazgeçiyorum o kişiyi takip etmekten, ondan da kaybedersiniz.
her akşam who.unfollowed.me aracılığı ile sizi kimin takip etmeyi bıraktığını bir bir tespit edip te sonra bunu twitterda kendilerine de mention yapmak suretiyle ilan eden arkadaşlar, bunun üst noktası paranoyadır, biliniz. bir de sonrasında kendisini takip etmeyi bırakan kişilere "beni neden takip etmeyi bıraktın, bi hatam mı var" blabla konuşan arkadaşlar, önce bir sakin olun lütfen, komşuculuk oynamıyoruz burada. facebookta sürekli farmville benzeri oyun istekleri gönderip, mesaj atarak ta "abla nolur kabul et, oynamasan da kabul et komşuya ihtiyacım var" diyen 9 yaşındaki yeğenim gibisiniz. eğer sosyal medyada da "bi hatam mı var neden unfollow yedim" diyerek kendinize dert ediyorsanız böyle şeyleri, ciddi sorunlarınız var demektir. önce bir şunu aydınlatın kafanızda "başkaları beni beğensin diye mi yazıyorum" ya da "rahatlamak, içimden geldiği gibi davranmak için mi yazıyorum." doğru cevabı bulup, durumu idrak ettiğinizde aşarsınız zaten bunu.
ha bir de gülmekten yerlere yattığım bir durum var, kendisini ultra zeki zanneden ve #takipedenitakipederim hashtagine başvurup, dm ile tweetlerinizin linkini attığınız retweet hesaplarının da desteğiyle geçen yıl bu dönemler aynı takipçi sayısında olduğumuz, şimdilerde beni neredeyse 35'e katlayan Can adlı bir arkadaşın tavrından bahsediyorum. efendim, kitap yazmış ve hakikaten komik yazan iki bayan twitter fenomeniyle tartışma salaklığını gerçekleştirdi geçtiğimiz dönemde. oturduğum yerden takip ettim yazışmalarını. kızlar öncelikle bu arkadaşı güzeelce rezil ettikten sonra, tahminimce muhtemelen sonradan bloklamışlardır. ne gerek var değil mi? kendini rezil etmenin alemi nedir? ya da sana ne onların ne yazdığından, ne konuştuğundan, sana ne yaptıkları dedikodudan. bir de okuyucularına şikayet etmesi, binlerce okuyucusunun da çıkıp tek bir twit yazmaması oldukça trajikleştirdi durumu. yani, sırf onu takip etsin diye takip ettikleri, #takipedenitakipederim hashtagiyle gelen takipçi bu kadar olurmuş değil mi Can? umarım böyle rezilliklere düşmezsin bir daha.
demem o ki, normalde arkadaşlarınıza bu kadar hal hatır sormazken, burada ünlü olacağım diye fenomenlerin her yazdığına mention yapmayın, alemi yok, buradan gelecek ünün kimseye bir faydası yok, o da ayrı, bilip bilmediğiniz konularda yorum ya da tespit içerikli tweetler yazınca komik oluyorsunuz, ünlülere ve fenomenlere mention attığınızda cevap gelmeyince "neden yazmıyorsun yaa artist" deyince daha komik oluyorsunuz, tweet çalınca ya da varyasyonunu yazınca dillere düşüp rezil oluyorsunuz, aslında siz farkında değilsiniz, sadece internet sitesi, sanal ortam diye düşünseniz de kendi öz benliğinizden kaybediyorsunuz. gerek yok değil mi tüm bunlara? haa unutmadan söylemek isterim, #takipedenitakipederim hashtagini her fırsatta yazıp duruyorsunuz ya o zaman hiç çekilmiyorsunuz. yazdıklarımı yanlış anlamayın, sadece benim fikrim, aksini düşünen fikrimi çürütmek isteyen varsa ister yorum yazarak ister mail atarak ulaşabilir. mail adresimi yazının başında vermiştim, sevgiler, öperim.

2 kişi olaya son noktayı koymuş:

Semih Albuz dedi ki...

oha bu kadar haklı bir yazı okumamıştım ben hayatımda! hemen paylaşıyorum dört bir tarafta!

Cherry dedi ki...

hem paylaştığın hem de haklı bulduğun için çookk teşekkür ederim, sevgiler :)

 
↑Yukarı