15 Kasım 2011 Salı

aslında... keşke hiç bırakmasan...

dokunmaya çalışıyorum sadece, kızgın bakıyorsun. oracıkta hissizleşiyor parmak uçlarım, hissetmiyorsun ki sana dokunduğumu, soğumuşsun, buz gibi olmuşsun. birşey söylemek için ağzımı açıyorum, cesaret edemiyorum, buz gibi bakıyorsun bana, ürperiyorum, korkudan titriyorum. gülerdin eskiden gözlerime, şimdi öfkeli ama soğuk bakışlar atıyorsun. hissediyorum, birazdan kahve yapmamı isteyeceksin, her zamanki gibi şekersiz ve iki tatlı kaşığı kahve atarak hazırlayacağım ben. içeceksin, gözlerinde kahveye bahane bulup kavga etmenin telaşıyla, bulamayacaksın, kahveyi nasıl içtiğini bile hatırladığım için önce çok kızacaksın bana, sonra seni aslında hiç unutmadığımı hatırlayıp, az sonra daha önce sayısız kez yaptığın gibi yine öylece çıkıp gideceğin için, bunu bile bile yine bu gelişini de kabul ettiğim için acıyacaksın. hemen ardından, sana karşı bu kadar aciz ve tavizci olduğum için öfkeleneceksin, yavaşça kahvenden içeceksin.
bir sigara yakacaksın, bana da uzatacaksın, sonra sigaramı yakmak için elini uzatacaksın, ben de çakmağı tutmak bahanesiyle eline dokunacağım usulca. aslında üzüleceksin ama, hissettirmeyeceksin, ama ben bunu gözlerinden anlayacağım. geldiğinde sarıldığın, öptüğün, sevdiğin, seviştiğin gibi olmazsın gitmeye, terketmeye karar verdiğinde bilirim, artık ezberledim. gelirsin, özlemiş olursun, seversin, hep dokunmak, hep sarılmak istersin ama gitmeye karar verdiğinde ve ben bunu hissettiğimde, sen çıkıp gidesiye kadar sessiz bir anlaşma imzalarız aramızda, bakışlarımızla. sen kurallarını koyarsın, ben sadece göz kapaklarımı usulca devirip onaylarım, bilirim gitmeye karar vermişsin yine, artık sana dokunmak yasak, mecbur kalmadığım sürece konuşmak yasak, sadece sen gidene kadar sessizce nefesini dinlerim ben de, bir dahaki gelişine kadar usulca kokunu içime hapsedeceğim, yüzünü, yüzündeki izleri, çizgileri ezberleyeceğim.
sonra yine gideceksin, sen kapıya yönelince sürükleneceğim arkandan. hiçbirşey söylemeyeceğim, yavaş hareket edeceksin, ben yine gidişini ezberleyeceğim, dayanacağım duvara, ayakta olmaya halim kalmayacak çünkü, duvardan destek alacağım, ağlamak isteyeceğim ama bunu sen gittikten sonraya saklayacağım. öyle bakacağım ayakkabını giyişine, bilerek yavaştan alacaksın bunu da, o sırada dudaklarımı ısıracağım, ama sana sarılmayacağım. kapıyı açacaksın, bir adım atıp kapıya yaslanacağım, çıkarken, ilk adımını atarken arkana dönüp bakacaksın, gözlerimi dikeceğim gözlerine, sen öylece bakacaksın bana birkaç saniye, geleceğini, yine döneceğini söyleyeceksin, göz kapaklarımı devireceğim usulca, bekleyeceğimi anlayacaksın.

0 kişi olaya son noktayı koymuş:

 
↑Yukarı