
çok ilginçtir ki bu olayın tamamen eğitimle alakası yok. yani bakıyorsunuz gayet eğitimli, modern görünümlü, kariyer sahibi erkekler de eşlerine, kız çocuklarına ya da kız kardeşlerine karşı şiddet içeren tavırlar takınabiliyor. içinde canavar taşıyan modern erkeklerimiz. iğreniyoruz sizden hani bilin de. yine aynı şekilde gayet eğitimli, kariyer sahibi kadınlarımız da eşlerinden şiddet görebiliyor. pek çoğu ayrılıp kendisine yeni bir hayat kursa da bir kısmı çocukları için bu eziyete katlanıyor. işte aslında yok öyle birşey. bir çocuğun içinde canavar olan babanın yanında yetişmesindense, annesinin vesayeti altında yetişmesi elbette daha sağlıklı. üstelik kadın bu durumda kariyer sahibiyken, kendi ayakları üzerinde durabilecek gücü varken katlanması da mantıksız geliyor bana. ha bak yaşamayan bilmez bunu o da ayrı bi konu elbette. her şekilde o kadına saygı duymak düşer bize de, müsadenizle o erkeğin de yüzüne en okkalısından güzelce bi tükürmek isterim.
bir de maddi manevi kendi ayakları üzerinde duramayacak kadınlarımız var. eğitim yok, meslek yok, baksan hayatı boyunca hiç çalışmamış bile. evlenmeden önce babasının eline bakmış, evlendikten sonra da kocasının eline bakmış. "muhtaç" olduğu düşünüldüğü için de, erkek tarafından stres topu haline dönüştürülmüş. bu adam kahvehanede kendisiyle dalga geçen arkadaşına cevap veremez, o özgüven yoktur ancak eve gelince bütün hırsını eşinden çıkartır. gücü kendisinden daha güçsüz olana yeter çünkü. kendisi eziktir çünkü, kendisini ve erkekliğini ancak bu şekilde kanıtlayabileceğini düşünür. çok yazık nan vallahi çok yazık, böyle insanları vatandaştan sayıp kimlik falan veriyorlar ya ona yazık işte. adam yerine bile koymaya değmez.
bir yerde eğitim yetmez bu sorunu çözmeye, dediğim gibi eğitimli erkek de eşine şiddet uygulayabilir, eğitimli kadın da buna maruz kalabilir. işte asıl yapılması gereken bu hastalıklı ruhları tedavi etmektir. ceza vererek çözülmüyor bu mevzu çünkü. adamı karakola şikayet etsen ne çıkar ki, "öpüşün barışın" felsefesiyle hareket edildiği için adam eve gelince o kadını daha beter hale getirecek. kadın ne yapsın? şikayet etmese de aynı etse de aynı. az mı okuyoruz gazetelerde, savcılığa suç duyurusunda bulunan kadına 3 ay sonra polis gidiyor, tabi adam o sürede kadını öldürüvermiş oluyor. teoride kadın haklarını koruyan yasalarımız var ancak iş pratiğe geldiğinde son derece amatörüz bu konuda. üstelik bu yıllardır devam etmekte olan bir sorun. her zaman olduğu gibi, özellikle 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde de kadınlara uygulanan şiddete hayır diyorum bir kez daha, insan yerine konulduğumuz, değer gördüğümüz, şiddete maruz kalmadığımız nice 8 Martlara kızlar. herkesi öperim kocaman.
0 kişi olaya son noktayı koymuş:
Yorum Gönder