30 Haziran 2012 Cumartesi

tatil dediğin bitebilen bişey

bir haftalık tatil süresinin de son anlarını yaşıyoruz ne yazık ki! bu seferkinden gerçekten hiçbir şey anlamadım ben. çarşı pazar alışverişleri, saçlarıma bakım yapmak falan derken zaman hızla akıp geçti. birer gün arayla dünyaya gelen iki kız yeğenimdi bu tatilin en güzel yanı. ilki perşembe günü, diğeri de bugünün ilk saatlerinde 00:59'da. daha yüzlerini göremedim ama merak hat safhada. dikkatimi çeken diğer şey de, ne zaman haziran ayında yıllık izine çıksam mutlaka hastanelik bi durumumuz oluyor. yaklaşık üç dört sene önce babam haziranda çıktığım izinde bypass ameliyatı olmuştu. ondan sonraki haziran iznimde de dayım rahmetli olmuştu. ondan sonraki iznime kısa bir süre kala da eniştem rahmetli olmuştu. bu seneki hastanelik durumumuz oldukça tatlı. en büyük teyzemin oğlu perşembe günü ikinciye baba olurken, kızı da bugünün ilk saatlerinde ikinciye anne oldu.
hastaneleri arayıp ta tek seferde ulaşabilen varsa bana formülünü öğretsin lütfen. dakikalarca şevket yılmaz eğitim ve araştırma hastanesini aradım aradım, en sonunda ablamla konuşabildim. daha önceki yazılarımdan birinde durumdan bahsetmiştim, özel hastanelerden bir tanesi bebişimiz için %90 ihtimalle özürlü doğacak demişti. sonrasında ankarada yapılan testler, şevket yılmaz eğitim ve araştırma hastanesinde yapılan testler ve kontroller sonucu bebişimizin gayet sağlıklı olduğunu öğrenmiştik. aslında bebeği alıp o sarsak doktora götürmek lazım. belki diplomasını yırtar atar da insanların içini karartmaktan, insanların sağlığı üzerinde saçmalamaktan vazgeçer. bugüne kadar gerek aileden gerekse yakınlarımdan edindiğim tek bir hastane tecrübesi oldu. NE VARSA DEVLETİN HASTANELERİNDE VAR! bunu da buraya yazıyorum bak. en azından hastalara müşteri muamelesi yapmıyorlar ve üç kuruş kazanmak uğrunda abartılı teşhisler koyup abartılı tahliller istemiyorlar.
dün itibarı ile şampuanımı değiştirip schwarzkopf gliss shea cashmere şampuan ve saç kremine geçtim. saçlarım nemini kaybetmiş meğer. ben yumuşak diye sevine durayım kuruyup kalmışlar. kuaför ablanın uyarıları üzerine düzleştirici ısımı düşürüp kullandığım dove'dan da vazgeçtim. ayrıca ısıya karşı koyuyucu olarak yine schwarzkopf'un gliss nutri protect bakım küründen de edindim. eskiden saç kremi bile kullanmayan biriydim. dove şampuana o kadar çok güveniyordum ki, ben saçlarımın sadece ısıdan o kadar yıprandığını sanıyordum. ancak şampuanımın da, saç kremi kullanmamamın da oldukça etkisi varmış. gliss ürünlerinden en çok ihtiyacım olanları seçtim bi güzel. şampuan ve saç kreminin içinde sıvılaştırılmış keratin varmış. umuyorum işe yarar, en azından dökülme ve nem kaybı konusunda bana yardımcı olur. ayrıyetten bemiks, bephanten, evigen, evicap, çam terebenti ve tatlı badem yağı karışımını da iki kez uyguladım bu hafta. şimdi bir süre yaklaşık iki hafta kadar ara vericem ona. saçları kurtarıcaz derken saç derisini mahvetmenin alemi yok bence.
ayrıca gliss kullanan birileri varsa şampuan hakkında yorumlarını rica edicem. memnun kalmışlar mı yoksa işe yaramaz mı bilmek istiyorum. bi de daha iyi olduğunu düşündüğünüz bi şampuan veya saç kremi varsa bi irtibata geçelim bence. herkesi öperim çok, iyi hafta sonları.

2 kişi olaya son noktayı koymuş:

KIZILGIN (Selnur Güneş) dedi ki...

nem kaybı saçları mahvediyor cidden katlanılır gibi bir şey değil.

wodka dedi ki...

@KIZILGIN: sanırım schwarzkopf gliss sorunu halledicek. böyle bi sıkıntın varsa denemeni öneririm.

 
↑Yukarı