
annem hep, insanlardan çok fazla nefret ettiğimi düşünür. halbuki ben insanların tümünden değil, tekerime çomak sokmaya çalışanlardan nefret ediyorum. eğer, bütün insanlar tekerime çomak sokmaya çalışıyorsa, birinci vazifem her birinin tek tek ocağına incir ağacı dikmek olacaktır. seviyorum böyle ata sözlerini, ne güzel demiş atalarımız di mi "ocağa incir ağacı dikmek", "ekmeğine kan doğramak"... aslında, bu takımdaki kimselerin şu sözü aklından çıkarmaması da iyi olabilir, "canına susamak" tabiri caizse eğer, birisi alenen ofsayta düşüyorsa nazarımda, canına susadığının resmidir. hayır hayır, canımı sıkan insanları öldüren bir seri katil değilim elbette, ama ölmeyi bile arzulayacak kadar yakabilirim canını.
tüm bu yetkileri, "çok ta fifi" kanunlarından alıyorum. ha bir de çok tepem attığında, votkaya da danışırım. nedendir bilinmez, votka kanıma işlediğinde, bambaşka bir insan oluyorum. hayır hayır, o ne dediğini bilmeyenlerden değil. susup, arada bir gülüp, bolca düşünüp binbir şeytanlığı huzurumda oylamaya alıyorum. az gül, az sus, az düşün ve karar ver. şeytanın işi yok, sürekli yeni fikirlerle geliyor karşıma, beni baştan çıkartıyor bazen. kötü bir insan değilim, ancak canımı sıkan insanlara karşı acımasızım biraz. hatta fazlaca. bu yüzdendir ki, şeytan da beni hep tepem atık olduğu zamanlarda ziyaret eder. velhasıl, seviyeli bir ilişkimiz var, arkadaş kontenjanından. son olarak, ismim olan wodkayla, kanımın votkaya susamasından destek alarak bir kez daha gurur duyuyorum. alkol, bütün kötülüklerin kraliçesidir.
0 kişi olaya son noktayı koymuş:
Yorum Gönder